Salı, Şubat 03, 2009

keşke toyikide yatsak!!
















kuzu cumartesi günü uyanıp anne diye yatağında çağırınca, annesi hemen yanına gidip yattı ve onu kocaman öpücüklere boğacaktı ki; kuzu annesine caanıın diyerek sarıldı ve coook diye öptü. bu kadar mı mutlu edilir bir insan canııım.
hergün yaptıklarıyla bizi çoook şaşırtan ve mutlu eden bir kuzusun sen. evimizin tatlı şımarığı. uyumaya gidince illaki annesi uyutacak, ama muhakkak babası yanında olacak. uyutmak için türlü hikayeler (ama hep hayvanlar olan) anlatılacak. dün gece cenne (cemre) kitabını anlattık babasıyla, kuzunun favori kitabı. biz kitabı anlattıkça (aklımızda kaldığınca) ayrıntıları hep kuzu tamamladı. cemrenin odasında neler varmış diye sayıyoruz, kuzu bir bir ekliyor, çiftlikte hangi hayvanlar varmış sayıyoruz, civcivi unutuyoruz, kuzu hemen civci diye ekliyor. annesi cemreye kitap okumuş kitapta ne resmi varmış; ayıcık. kitaptaki resmi bile hatırladı bizim edepsiz. güzel suratlım benim...





Perşembe, Ocak 15, 2009

işteeee astronot fehmiiii

kuku kuku











akşam eve gelince biz kızımla çoook oyunlar oynuyoruz. öpüşüp koklaşıyoruz. boynuma bir sarılıyorrrr. elimi tutup kaalk diyor, sonra babasına gidiyor. kuku kuku deyip onu da kaldırıyor ve kutu kutu pense oynuyoruz deli gibi. arkadaşım eylül arkasını dönsee derken bakıyorsun elimizi bırakıp dönüveriyor hemen akıllı bıdık. oyunu o istemeden bırakmaksa imkansız. bu arada yeni nike ayakkabılarımıza da dikkat çekelim, çook güzeller çünkü yaaaaaaaa




Salı, Ocak 06, 2009

hamarat kız

bir tanecik bebeğim, çok büyüdün yahu. 5 gün önce odanı hazırladık, duvarlarını süsledik, oyuncaklarını yerleştirdik ve sen ayrı yatmaya başladın. senin için ne kadar zorsa benim için de o kadar zor oldu güzelim, buna inan. odamız bomboş şimdi, soğuk, yabancı. alışamadım hala. sanırım sen de alışamadın ki sabaha doğru yanından ayrılmamızı istemiyorsun, beraber sabahlıyoruz. ne olacak halimiz bilmiyorum. ama alışmak zorundayız. odanı çok benimsedin aslında, oda kimin die sorunca heyecanla elini göğsüne götürüp mem diyorsun. ilk gün de hiç uyanmadan yattın, beni şaşırttın. ama 3 gündür öyle değil. neyse düzelir umarım.
eve gelince çok güzel oyunlar oynuyoruz seninle, koşa koşa ölüyoruz. sonra seni mıncık mıncık yiyorum. koltukta luliyi seyrederken başımı kucağına koyuyorum ve bu senin çok hoşuna gidiyor, çok gülüyorsun, elini kafama koyup duruyoruz. sonra boğuşmaya dönüyor tabi. 
dün nanneye çiçek koooktum demişsin, inanamadım, hatta nanneyle dalga geçtim yanlış anlamışsındır diye. gerçekten de söyledin be kuşum. çiçeğe dokunduğunda batıyor herhalde ki geri çekilip koooktum diyorsun. yakındır konuşman bekliyorum.
bu arada kendi kendine şarkı söylediğini farkettim. hadi şarkı söyleyelim diyorum, baaa gaaaaaa daaaaaa diye tiz bir sesle yavaş bir müzik tutturuyorsun, gülmekten ölüyoruz. 
yaptıklarını sürekli yazmak istiyorum ama olmuyor lulim, beni affet. bu arada yerleri iyi sil haaa