Çarşamba, Temmuz 29, 2009

oğluşumuz geldiii






ve nihayet. beklenen gün geldi, oğluşumuz gurbet ellerden evine döndü, haydi beeeaaa
çok özlemişiz yahu, okursan şımarma lütfen. ama sen zaten şımarmazsın. çadır köşküne kahvaltıya gittik birlikte. güzel bir günde, güzel insanlarla, güzel vakit geçirdik. oğlan bize bülent ersoy yelpazesi getirdiii. sipariş vermiştik.hahhahhah. deli çocuk, getirdikleri çok güzel. en güzeli eylül'ünki. küçücük, tavşanlı bir yelpaze. öyle sevimli ki, bayıldı bizimki. kim getirmiş ona yelpazeyi, hanifeee. neyse düzeltmeye çalışmanın bir anlamı yok. kızlara da cilvelendi bu arada. durup durup süreyyaaa, kaddiyeee. hiç üzmedi bizi, çok uysaldı, ben de şaşırdım. çocuk milletiiii


döverim haaaaaaa


duruşunu yediğimmm

-anne, ayıcıklı lazımlı alalım. toyikide var. sudenin ayıcığından.
-napıcaksın annecim ayıcığı?
-çişimi yapıcam, bopbop yapıcam.
tabi biz bir hevesle ayıcıklı lazımlığı aldık. sonra kendimi mutfakta yer silerken buldum. hay saf kafam hayy

mısırı çooook severiz

senden başka

bu şarkıya bayılıyoruz. peşinden de hemen güle güle sana, yolun açık olsun, güle güle sana, seni tanrım korusun. göksunun mezuniyetinde duymuş, baktım söylüyor. allahım bu kadar mı kalır aklında, hiçbir şeyi kaçırmıyor, sanki beyninde bir kamera var sürekli kayıt yapan. nannesi tren gelir hoş geliri söylemiş yanında . şarkıyı söylüyor, bilmediği kısımlara gelince öğret şarkıyı diye beynimizi yiyor. bu arada eski şarkıları dinlemesine bayılıyorum. müzik zevki hiç de fena değil kuzumun...

Pazartesi, Temmuz 27, 2009

muhteşem konser...


gerçekten de muhteşem bir konserdi. funda arar bizi büyüledi. çoook güzel bir geceydi. boğaz kıyısı, muhteşem bir manzara, nefis bir ses ve bir o kadar güzel şarkılar. kocacığıma yıldönümü hediyem nasıl ama...

Perşembe, Temmuz 23, 2009

kandırdııımm

hoşuma gitti...

HAYAT BİR ÇOCUĞA NASIL ANLATILMALI?
Aylin Kotil, Cumhuriyet Gazetesi
Arkadaşımın kızı bir yaşına gelmişti, 'Sen eğitimcisin, neler öğretmem gerekiyor, bazen kendimi çok çaresiz hissediyorum' dedi. Sorusu kolaydı AMA yanıtı zordu, akıl vermesi basitti AMA uygulaması karmaşıktı, anlatmaya başladım:Annelik uzun zaman Alan ve günün yirmi dört saati devam Eden adı 'insan yetiştirmek' olan bir iş. Bir kere bilmelisin ki, zaman alacak. Neye zaman harcarsan onun karşılığını alırsın. İşine zaman harcarsan işinden, eşine zaman harcarsan eşinden, çocuğuna zaman ayırırsan DA ondan karşılığını alırsın.Yapabiliyorsa n gözyaşlarını tutmamasını öğret, acı çekmeden olgunlaşamayacağını...
Kıskanmamayı öğret ona, arkadaşının başarısından mutlu olmayı, birlikte sevinçleri paylaşmayı, içinden 'neden ben değil de o?' demeden...
Kazanmaktan mutluluk duyup içine sindirmeyi, AMA aynı zamanda kaybetmeyi öğrenmesini. Çünkü bir adım sonrasında görünüşte galip olanları gösterecek hayat ona. Her şeyin bir sonu olduğunu öğret. Sahip olduğu bütün değerlerin bir gün keyif vermeyebileceğini, kazanılan ve harcananın bir sonu olduğunu.
Gidilen yerlerin zamanla bıkkınlık verebileceğini, her şeyi tüketebileceğini, tüketemeyeceği tek şeyin bilgi olduğunu öğret.Kitaplardan keyif almasını.Ders çalışmak istemiyorsa zorlanmamasını , AMA okumayı sevmesini öğret ona. Elbet ER ya DA geç alacaksın biliyorum, AMA mümkün olduğunca geç al ona bilgisayarı.Ona kendisi ile kalacağı sakin zamanlar ver, sıkılmayı öğret ona,sıkılıp at kendini yönlendirmeyi bulmasını.
Doğaya götür onu, hayvanlardan korkmaması gerektiğini öğret. Arıların bizi sokmasından çok, nasıl bal yaptığını anlat. Doğanın kendi içindeki gizemini bulmasına yardımcı ol, yağmurdan sonraki toprak kokusundan keyif almasını sağla.Soğuk kış gecesinde ateş yakmayı öğret, belki büyüdüğünde bir gece sevgilisine ateş yakar ve belki binlerce yıldızın altında birbirlerine sarılırlar,bunu öğretmemiş diğer sevgililerin aksine...
Şartlar çok zor olsa DA yalan söylememesi gerektiğini öğret ona.Kazandığı elli milyonun piyangodan çıkan beş yüz milyardan çok daha keyifli olduğunu öğret.Alın terine saygıyı öğret ona.
Aşk acısı çekmenin hiç âşık olmamaktan daha güzel bir duygu olduğunu öğret.Kendi doğruları üzerinden kimsenin onu yargılamasına izin vermemesi gerektiğini öğret,başkalarını DA kendi doğruları üzerinden yargılamamayı. ...
Bunun başkalarını dinlememek olduğunu değil, söylenenleri kendi eleğinden geçirmesi gerektiğini öğret.Kendi fikirlerine inanmanın güzelliklerini anlat.Hayatı sorgulamayı öğret ona...
Bilginin en büyük güç olduğunu öğret.Yapabilirse bunu en büyük fiyata satmasını, AMA kalbini ve ruhunu kendisine saklaması gerektiğini öğret. Haklı olduğu konuda sonuna kadar diretmesini öğret ve haklıyken dik durmasını.
Günün birinde yaptıkları değil yapmadıkları için pişmanlık duyabileceğini öğret.
Basit yaşaması gerektiğini öğret ona, çay içmekten keyif almayı...'İstemiyorum' ,'hayır' demeyi öğret ona, istediğinde ise 'istiyorum' demeyi.
Sevdiğinde ise'seni seviyorum' diyebilmeyi öğret ona. Bir kot pantolon ve tişörtle üniversiteyi bitirmeyi öğret ona. Temiz kokmasını...
Sorgusuz sevmeyi... El yazısı ile notlar yazmayı... Lafı dolandırmamayı ....Sevdiklerinin hiçbir zaman çantada keklik olmadığını, dostluğa yatırım yapması gerektiğini, kıymetini bilmeyenlerden uzaklaşmasını öğret ona. Müziği sevmesini, sporla barışık yaşamasını.
İşlerin hiçbir zaman bitmediğini söyle ona, en yoğun zamanda bile kendine vakit ayırması gerektiğini öğret... Ama en çok DA kendini sevmesini öğret... Kendini sevmezse kimsenin onu sevmeyeceğini. ..Kendine çiçek almazsa kimseden çiçek beklememesi gerektiğini.. . Kendine özenli yemekler yapıp sofralar kurmazsa kimsenin onun için yemek hazırlamayacağını...Hayatta her şeyden çok kendisinin önemli olduğunu öğret ona...