Cuma, Mart 02, 2012

denemeler

ilk şaheserinde sürrealist çalışan sanatçımız, anneyi ve babayı kendi gövdesine yerleştirerek, "siz benim içimdesiniz" duygusunu başarıyla ifade etmiş.
(üçümüzü de yapmak isterken sığdıramayacağını anlayınca kolay yoldan içine soktu bizi zilli)

ikinci çalışmasındaysa sanatçı eserinde annesini kullanmış. rengarenk elbisesi, süslü tokası, kolyesi, kollarındaki gösterişli bilezikleri,  halhalları, topuklu ayakkabıları ve dudağında rujuyla, hayatındaki pasaklı anneden bıktığını, şöyle süslü püslü, pantolonu bırakmış, şıkır şıkır dolaşan anne özlemini dile getirmiş. 
(bu konuda yapabileceğim birşey yok maalesef, kabul etmeli!)

ha sabahları çapak sorununuz varsa;
-dişlerimi fırçaladım anne, yüzümü de yıkadım :)
-iyi de yatmak üzeresin, neden yıkadın?
-sabah gözümde şebek(çapak) çıkmasın diye :))

bol gezmeli, bol alışverişli bir hafta sonu diliyorum herkese, en çok kendime :)



Perşembe, Mart 01, 2012

proje uğurböceği

aynen anlattığını yazıyorum;
uğurböcekleri yumurtalarını bıraktığında solucan gibi birşey olurlar. sonra pozaya girerler. 8 gün sonra sarı uğurböceği olur. sorna da kırmızı uğurböceği. yaprak bitlerini yerler. öndeki 2 pençesiyle yer. günde 50 tane en fazla yaprak biti yer. uğurböceğinin 6 tane bacağı var. saydam kanatları var. saydam kanatlarını kırmızı kanatlarıyla koruyor. saydam kanatları bozulursa uçamaz. 2 anteni olur. siyah benekleri olur.

bu dönem projeleri uğurböceği. başka faideli bilgilerle yeniden görüşmek üzere blog alemi :)

not: küçükken de (şimdi çok büyüdü ya) çok severdi bu minik hayvanı, görünce çığlıklarla sevinirdi, uvva diye hitap ederdi kendisi (ağzını yediğim, kokun burnuma geldi eşek kafaaa)

Çarşamba, Şubat 29, 2012

merak


anne, hesabı ödemeyelim. ödemesek ne olur? hiç de birşey olmaz! ödeme!
düzen karşıtı mısın kızım, akıllı ol hıııı!!!

Salı, Şubat 28, 2012

parti canavarı


100. gün partisine 100 parçadan oluşan birşeyler yapın dendi. yaptık, oldu :)
bu yıldız 100 puldan oluşuyor. fikir tabi ki kuzunun, ilham kaynağıysa üzerinde. epey uğraştık, hızımızı alamadık, bir de 100 boncuktan oluşan kolye yaptık. bugün de mor partisi var. çilek kızlı mor tişört seçildi, kısa kollu olduğu için altına pembe tişört ayarlandı, mor simli tokalar alındı.
hey okul, şimdilik idare ediyoruz ama, istediklerine dikkat et sen yine de! korkuyorum :)

Cuma, Şubat 24, 2012

titiz(miş)

günlüğe gönderiyorum, duyurulur! fiyat konusunda anlaşırız :)

Perşembe, Şubat 23, 2012

maalesef farkında




-eylül bak, yapma diyorum, çok kötü olacak!
-ne olabilir ki, hiçbir şey olmaz!
-eylüüüül!!!
-senden korkmuyorum anne!

fena olan şey, ben annemle olan ilişkimde çok geç farkettim birşey olmayacağını, hem de çooook geç.

Pazartesi, Şubat 20, 2012

pazar programı











geçen hafta sonu! planlar cumartesi akşamı kuzu tarafından itinayla yapıldı.
-bak anne, kahvaltıya florya'ya gidelim, oradan babamı alıp karaköy'e tatlı yemeye, oradan tünele taksime, oradan da ortaköy'e.
plan nefis.bir kısmını nasılsa eleriz, tabi olur diyorum. kahvaltı ve florya'yı halledip babayı alıp karaköy'ün nefis havasını aldık. biz babayla taksimi eledik, onu da ikna ettik. zaten deniz kenarındayız ortaköy'e gitmeyelim diye ikna çalışmalarımızsa fos çıktı.
-çok özledim ortaköy'ü beeen, uzun zamandır gitmiyoruuuz, siz beni götürmüyorsunuuuz!!!
bağırtı, çağırtı ve hatta ağlamaları da eklenince eşek gibi gittik tabi. ama iyi ki de gitmişiz, muhteşem bir hava, görülesi bir manzara, deniz, güneş, ohhh mis. sağol be kuzum...
ellenmedik takı bırakmadı ortaköy'de, alalım da alalım. bu kızın süsü püsü öldürecek beni. kafada 8-10 çeşit toka uzaylı zekiye, kollar dirseğe kadar bilezik, ne kadar kolye varsa boynunda, ayağında en sevdiği kırmızı pabuçlar. hani benden ışık alsa makyaj da yapacak ya, o kadar da değiiil :))  

bu kadar fotoğrafı neden koydum? hiçbirine kıyamadım, eleyemedim, koyuverdim gitti...

Perşembe, Şubat 16, 2012

sıra bende...




    ayh, ben niye anaokulu öğretmeni olmadım. bu güzelliklerden neden mahrum kaldım. öyle güzel, öyle mutlu bir gündü ki! bıcır bıcır, her dakika sorular, konuşmalar. "ben bişey söylemek istiyorum" "ben fil yapmak istiyorum" "benim zürafam mor olsun" hepsinin ağzını yemek, mıncıklamak istedim. kuzuysa tam hindi, kabardıkça kabardı. zaten beni gördüğünde boynuma bir atlaması var.
    evet evet, kurabiye süsledik birlikte. rengarenk, cıvıl cıvıl. kalpler, hayvanlar, yıldızlar uçuştu üzerlerinde. sonra güzelce poşetledik, renkli kurdelelerle bağladık.
    öyle neşeli, öyle çocuk gibi çıktım ki oradan. beni yine çağırın, hep gelirim dedim. çağırırlar mı acaba? lütfeeen...

bu da yaka kartım. hepsine yaptım, bayıldılar :)

Perşembe, Şubat 09, 2012

dilerim...



dün akşam yine sarmaş dolaş dans ettik seninle. yanağın yanağımda, kolların boynuma sıkı sıkı sarılı, kokun burnumda, kalbinin sesi kulağımda. anı ölümsüzleştirdin, her zamanki gibi..

-anne, sen hiç kucişinden indirme beni, hep sarıl,
SONSUZA KADAR ...

Perşembe, Ocak 05, 2012

aşık mı oldu ne?








ilk kez farklı bir resim yaparken buldum kuzuyu. diken diken saçları olan gülen bir surat.
-eylül bu kim?
-can :)))
(sınıfın en yakışıklısıymış!)

hergün süslenmeler, kolyeler, bilezikler, en güzel elbisemi giymeliyimler. neler oluyor yaaa...