Cuma, Haziran 05, 2015

vallahi ben çok heyecanlandım. birileri benim yerime gidip keyifli araştırmalar yapacak, ben de güzel dediklerine koşarak gidip kitabımı okuycam, keyfini çıkarıcaaam, yup yup :))

                                                 www.okursevermekan.com/
yarın temizliğe yardıma gelin be!

Jackie Chan Good Night animated GIF


bu akşam pijama partisi vaaaar...

Çarşamba, Haziran 03, 2015

dünyanın en güzel sesinden, en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey


BULUT MU OLSAM


Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
durmuş düşünür.

Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
yosun mu yoksa? ..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.

Nazım Hikmet

Perşembe, Mayıs 28, 2015

    katılamayanlar mazeretlerini bildirecek, liste istiyorum! bakışlarımdan rahatsız olmuş olacak ki; ben değil be müdür bey istedi dedi sekreter. hani ayak parmaklarından saç diplerine kadar ürperip gerilir, kafandan ateş çıkar, kendinden geçersin ya, işte ben ondan oldum. bir anda kendimi kaybettim. kaybetmemeye gayret ettim mi, hayır! zira sabrın sonunun selamet olmadığını burada deneyimlemiştim. bardak çoktan taşmış, ortalık sele gitmişti. "nefret ediyorum lan bu düzenden, yalakalardan, hepinizden" diye bağırdım, "size ne mazeretimden, zorla mı katılıcam! üç maymunu oynamaktan sıkıldım artık, ömrümü yediniz be! istifa ediyorum lan, alın şirketinizi başınıza çalın! hepinizin ecdadını, sinek larvaları, cahil pislikler. tazminatımı da seve seve vericeksiniz, vicdanlı insanlara dağıtıcam!" dedim ve çantamı alıp çıktım.kuş gibi hafiflemek buydu demek, dimdik yürüyüp çıktım binadan. kapıdan çıkarken taraftarlarıma üçlü çektirirken keyfim katmerlendi. arabama atladım ve..

    ağzım kulaklarımda ekrana bakarken buldum kendimi sonra..

Çarşamba, Mayıs 27, 2015

ah edi





    ahh edi, bilmediğin şeyler var be dostum. raptiye koleksiyonumu kaybetmedim belki ama onurumu kaybetmemi istiyorlar. bugünlerde "yok artık!" diye bağırmaktan faranjit olabilirim. şaşkınlıktan fırtlayan gözlerim kurbağa gözü gibi kalabilir. hala şaşıran bir bünyem olması da düşündürücü aslında, demek ki bağışıklık sistemim çalışmıyor. ya da sürekli düşünmekten beyin kanseri mi olurum acaba başımıza gelecekleri. endişe elmayı içerden yiyip bitiren kurt gibi çürütür mü beni de ne dersin?



    boşver be dostum. senin de dediğin gibi; " en sevdiğim gömleğimi  rüzgar alıp uçurmadı " ya, mutsuz olmam için bir sebep yok!

Pazartesi, Mayıs 25, 2015

kuzguncuk aşkı

evet çıldırmışım ben. tamam kabul karnım ağrırken çılgın trafikte beylikdüzü'nden arabayla eminönü'ne gidip en az 20 dakika park yeri beklemiş, oradan motorla üsküdar'a geçmiş olabilirim. martılara kuzumla simit yedirmiş, yetmemiş kuzguncuk'a gidip tüm günümü orada geçirmiş de..





 


kıyıda oturduk bolca, sokakları gezdik ardından. tatlı gamze'nin enfes lebosi çikolatalarını yedik. ve o kaldırımdaki masada ne kadar oturduk bilmiyorum. zerre sıkılmadan, sakin sokakta, sıcacık tebessümle. hep diyorum, burada oturanlar cidden farklı. sanki hayat başka yaşanıyor, zaman farklı akıyor gibi. kendimi nasıl kaptırıyorsam speedy gonzales fatoş kaybolup içimdeki garfield hortluyor.gelmesinden ziyadesiyle mutluyum. zira bendekinin biraz polyanna yutmuş bir kedi olduğu doğrudur. 
böreklerimizi alıp 2 kuzumla tekrar sahile indik. hadi biz kocamanız oturmaktan zevk aldık da, sen kuzi, sen nasıl bir kızsın böyle ya. orada olmaktan öyle mutlu oldun ki! 
o güzel kafandan neler geçiyordu acaba öyle uzaklara dalarken..


Çarşamba, Mayıs 20, 2015

evreka!

yüzyıllardır giydiğim, pantolondan kısa kapriden uzun pantolonumu giyince, şirkette yaygın ayak bileği fetişisti olduğunu keşfetmenin dayanılmaz gururu içindeyim! yaşasın hayvan deneyleri!