Cumartesi, Ağustos 18, 2007

ÖZÜR DİLERİZ...


ya gerçekten de ben yarmagülümden hiç bahsetmediğimi hiç farketmedim. halbuki hep dilimde, herkese fotoğraflarını gösteriyorum, masaüstümde resmi duruyor-hatta pi bile dedi ki nişan resmimi koymamışsın dila'yı koymuşsun-
teyzesi yer onuuu. olsa da mıncıklasam. lupim bakalım dila'yı ne kadar görebileceksin, belki de gelirler(ne güzel oluuur). dila senin ablan olur. naylon teyzeni de çook seversin, di mi kızım.
naylon teyzen her ne kadar benden küçük olsa da bu bizi etkilemedi. teyzen, naylon, inek ve ben bir grup olduk. çok şeyler paylaştık, çoook. bunları da sana anlatamam uzun bir süre. ne manyaklarmış dersin annecim. manyaktık falan ama çok mutluyduk. hala da mutluyuz canıımm. ama ayran içtik herhalde, ayrı düştük. gerçi naylon hariç biz bu sene yine birleştik, ama eskisi gibi değil hiçbirşey. herkesin bir hayat koşuşturmacası var. naylon ve dila arada sırada geliyorlar, o zaman hasret gideriyoruz. bakalım seni ne zaman görecekler. beraber büyümenizi çok isterdim. umarım geç de olsa yakın arkadaş olursunuz. tabi bir de sude hanım var. annesine çekmezse onunla da arkadaş olabilirsin :))
işte yarmagül'ün adresi;

Perşembe, Ağustos 16, 2007

peyziii


nihayet tanışacaksın peyziyle lupim. pazar günü geliyor. biz onu çok özledik, sen de özledin mi boncuğum. bence dayın babacık'a göre amcan. bakalım sence ne olacak. aslında hem amca, hem dayı, hem çok şeyin olacak senin. çünkü bizim hayatımızda yeri çok büyük. birincisi aşkımızın en yakın şahitlerinden, babacık'ın ortaokul hazırlıktan beri kader arkadaşı, benim herşeyimi ama herşeyimi konuşabildiğim nadir bir insan.çok şeyler paylaştık, çok şeyler yaşadık. hem acı hem tatlı, az değil 96'dan beri arkadaşım. baban için tabi daha farklı. babacık küçücük bir çocukken yatılı okulda fevzi ile çok zor günler geçirmişler, birbirlerinin dert ortağı olmuşlar. beraber dayak da yemişler, yurttan da kaçmışlar, anılarını dinlersen birgün çok seversin eminim. hababam sınıfı halt etmiş yanlarında. dersane zamanlarında da benim hayatıma girdi. beraber muhteşem zamanlar geçirdik, çok delilikler yaptık. birgün sana bunları anlatacaksam, o gün çok büyümüş olman gerekiyor emin ol. yoksa annemler neler neler yapmış deyip sen de çılgınlıklar yaparsın diye korkarım :)) (ama birgün mutlaka dinlemelisin) peyzi kocaeli'nde okuduğu halde aramız hiç bozulmadı, araya hiç mesafe girmedi. hiç giremez de. umarım senin de hayatında böyle güzel, kalıcı dostluklar olur. bir kadınla bir erkeğin ne kadar yakın arkadaş olup, neler paylaşabileceğinin canlı örneğidir fevziyle benim aramdaki güzel şey. senelerdir almanya'da, artık geliyor çok şükür. bir daha da göndermeyelim onu kızım, sen de gönderme olur mu.
ay çok fena eskiye döndüm, tüylerim diken diken oldu. çook güzel günlerdi be. inşallah yine çok güzel günlerimiz olur beraber. çabuk gelsin kızımın dayısı :)))

Pazartesi, Ağustos 13, 2007

benim manyak kızım 2 kilo olmuuuşşş


lupim tosun mu olcan kız. ben seni nasıl çıkarıcam yahu, bu gidişle ayvayı yeriz gibi geliyor. bugün doktora gittik anlayacağın. çünkü dün akşam çok fazla baskı yaptın aşağıya doğru, biz de korktuk babacıkla. doktor muayene etti ve bir problem yok dedi. sen doğum pozisyonu aldığın için leğen kemiklerime baskı yapıyormuşsun. edepsiz seni. bu arada sen 2 kilo olmuşsun da annen kilo almamış mı, almııışşş. 76 olmuşum lupim, yani 10 kilo almış oldum. neyse dert edecek değilim, çok fazla sayılmaz. 12 kilo kadar alabileceğimi söylemişti doktor, biraz tolerans tanırım kendime.
doktor beni çok rahatlattı. merak etme çok rahat doğurursun dedi, hiç korkma. çok rahatlatıcı bir adam. insana güven veriyor, bu da iyi birşey.
oradan gelince rana teyzenle barbiye hediye almaya gittik. barbi soldan 2. işten ayrılıyor, bu yüzden ona pasta ve gömlek aldık. anneciğin gördüğün gibi tombik oldu şekerim. teyzen 2 gün sonra gelecek inşallah. annanenler de 10 gün içinde gelirler herhalde. çok özledim, artık gelsinleeer. sen de geeelll...

Pazar, Ağustos 12, 2007

bomba gibiyim

geçen hafta sıkıntılı günler geçirmiştim, hormonlarım biraz fazla çalışıyordu lupim. pazartesi günü işyerinde çok bunaldım, ağladım ve evimize geldim.3 gün işe gitmedim. elimde değildi gerçekten de. sonra kendimi toparladım. şu an nasılım dersin. bomba gibi! öyle bir dönem ki herşeyi sınırlarda yaşıyor insan. mutluluğu, mutsuzluğu, sıkıntıyı, sevinci, herşeyi. bugün niye böyleyim mesela bilmiyorum. aslında sıcak bir gece geçirdim, çok fazla tuvalete kalktım, boğazım acıyor, koltukta uyandım. buna rağmen kalkıp kahvaltımızı hazırlayıp kocamı uyandırdım. onu nazladım, sevdim. en sevdiği şeyleri -kıymalı yumurta, portakal suyu, reçel, tereyağı- hazırladım. gazetesini yanına koydum. balkonda sessiz sakin kahvaltı ettik. şimdi napıyor, yine yatağa gitti, uykusu varmış. yerim boncuğumu ben.
dün bütün gün yattım yuvarlandım. akşamüstü harry potter'e gittim. evimize geldiğimde boncuğum gelmişti. bu aralar daha mı tatlı, bana mı öyle geliyor. tahireliğim tuttu ve yeni aldığım sakal fırçasını da kullanarak kocamı traş ettim. gerçekten de ben bu işi çoook iyi yapıyorum, kim ne derse desin. ense traşı bile yaptım canım, sakallarını incelttim, favorilerini düzelttim. çok zevkliydi. sonra da aşkıma özel aldığım losyonla traş sonrası masajını yaptım. daha ne yapayım canııım. unutma lupim, babacık traş olmamışken çok kötü hisseder kendini, huysuz olur. sen de büyüyünce traş edersin babacık'ı ne dersin. ayyy çok güzel olur. inşallah o günleri de görürüz. dün sana birkaç eşye baktım, alınacak şeyleri düşününce çok heyecanlanıyorum. geri kalan eşyalarımızı mami ve mumuyta gelince birlikte alıcaz boncuk kızım. mumuytayla gezmek iyi olur. babacık gibi sıkılmaz. mami zaten meraklısı olduğu için ondan yana hiç sorun yok.
kuduruk kızım, hareketlerin hat safhalarda. bu harika birşey. canım acır gibi bir tuhaf oluyor ama buna bayılıyorum. her an hareketini hissetmek istiyorum. kavuşmamıza az kaldı...

Cumartesi, Ağustos 04, 2007


az önce babamlarla konuşuyordum, telefona dedemi istedim. dedem hastayım, 2 hafta önce kalbim tekledi dedi. meğer kriz geçirmiş. bana söylememişler. damarını açmışlar. inşallah görüşürüz dedi. çok üzüldüm. şu anda da salya sümük ağlıyorum. bu doğanın kanunu ama insan kabul edemiyor, yüreği cızlıyor. zaten nişan gecesi de öyle konuşmuştu ki sanki veda ediyordu. sizi çok seviyorum dedi, çok seviyorum. ben de sizi çok seviyorum canlarım. daha kızımı görüceksiniz, onun sizi tanıması lazım. nolur bir yere gitmeyin. nolur...

Perşembe, Ağustos 02, 2007

oh be dünya varmış...

soğuk hava gibisi yok, üşümek harika. ne kadar mutlu kalktım bu sabah yahu, yattığım yatakta kalktım, kocamın yanında. sarılmayı unutmuşuz vallahi. tuvalet için kalktım tabi ama vız gelir. havalar böyle olsun, gecede 20 kez tuvalete gitmeye razıyım. ferah ferah i...
ş. ilgili teyzesi, kızım bir rahat etti yani, mesajın aynen oldu. sabah çok mutlu kalktık. en sevdiğimiz film müziklerini bağıra bağıra söyleyerek geldik yolu. lupim de müziklere eşlik etti. acaba doğduktan sonra o müzikleri tanıyacak mı. barbara'yı hep bağıra bağıra söylüyorum, son ses, acaba doğduktan sonra çalsam hatırlar mı. denemek lazım.
bu arada en önemli şeyi unuttum. hafta sonu dolabın geliyoooorrr. çok mutluyum. uzun zamandır aldığım birşey beni bu kadar heyecanlandırmamıştı lupim. eşyalarını bir an önce yıkayıp ütülemek, dolaplarını düzenlemek istiyorum. inşallah istediğim gibi olur. lütfeeeennnn.

Cumartesi, Temmuz 28, 2007

kızıma neler aldımm


oyuncaklarını beğendin mi şekerim. beğenilmeyecek gibi değil ki boncuğum. annen sana daha neler neler alacak. yer seni yer...sabah erkenden kalkıp ikea'ya gittim, çoook güzel şeyler vardı. zevkle gezdim. ve sana bunları aldım. hepsini değil tabi ki. daha önceden olanlar da var fotoğrafta. bu arada ilgili f. teyzenle baktığımız tavana asılan file oyuncak sepetinden de aldım. çabucak gel de oyna hepsiyle tamam mı şekerim...

Cuma, Temmuz 27, 2007

KABUS GECE

tam tarifi bu gerçekten, kabus gece. odalara girmeye imkan yok, adeta ateş saçıyor. salonda klima ferahlatıyor ama çarpıcak diye aklım gidiyor. akşamüstü mutfağı temizleyip canımı çıkartmıştım, yorgunluktan öldüm, uykusuzluk tuz biber oldu. salonda yattım. kalçam ağrıyor. klima bir açık bir kapalı. baş ağrısı. sabah 4 olmuş, ben daha tavşan uykularında. balkona çıktım, gezindim, yatağa gittim. biraz da orada döndüm. baktım yine olmuyor. bu arada akşam banyo yapmıştım, saçım bugün öğlende bile ıslaktı. salonda son bir saat filan uyumuşum, kalktım yine saat 6. işe gidebilmek mümkün değil, baş çatlıyor. rabbim yardım etsin, hayra getirsin. ne olacak bu halimiz. hafta sonu sıcaklık düşecekmiş, ama peşine yine bunaltmaya devam. iyi ki seni bu zamanlarda doğurmuyorum lupim, ne sıkıntılar çekerdin. sudecik bunalıyor zavallı, hep isilik oldu. çok iyi bir zamanda doğuyorsun.

ağustosun 15'i gibi dolabın gelecek.hemen gelmesini ve odanı hazırlamayı dört gözle bekliyorum. canımın içi...

Salı, Temmuz 24, 2007

doktora gittik...

günaydın bebeğim. çok şükür herşey yolunda. cuma günü doktorumuza gittik. biliyorsun, çünkü doktora tekme attın. karateci kızım benim. ben geçen aydan beri 1,5 kilo almışım, gayet iyi yani. ama sen geçen gittiğimizde 900 gr civarındayken, şimdi 1300 gr olmuşsun. şişko mu olucan kız. herşey iyi görünnüyordu da yine yüzünü göstermemek için elini kapattın. sen bunu hep yapıyorsun edepsiz kızım benim, teyzen gibi huysuz olucağını söylemiştim. doktora kordonu sordum ve baktık ki açılmış. rahat bir nefes aldım. tam ters durduğunu söyleyecektim ki artık döndüğünü söyledi. çok şaşırdım. herşey hazır galiba. aslında çok az bir zaman kaldı ama bana pek geçmiyor. çok şükür ki midemde falan problem yok. belim ve kalçam haricinde sorunum yok ama onun ne kadar rahatsızlık verici birşey olduğunu her fırsatta anlatmama gerek yok herhalde. neyse canımın içi katlanıcaz artık...
cuma akşamı egehan'ın doğumgününe gittik. çok büyümüş eşek kafalı, adam olmuş. güzel hazırlıklar yapmıştı annesi. çok tatlı mavi bir şort ve tişört aldım ona. iki araba döndük aşkımla. cumartesi günü dolap siparişini verdim, inşallah istediğim gibi olur. sana çoook güzel bir oda yapmak istiyorum biliyorsun. akşam babacıkla kuğuluya gidip tavla oynadık, tost yedik. son anda yendi beni mikrop.
pazar günü seçim günüydü. 9 civarı kalkıp oyumuzu kullandık, sonra yola koyulduk. fatih pidecisine. kıymalı pideleri midemşze indirip doğru ortaköy'e. seçim günü olduğu için heryer bomboş, trafik yok, etraf sessiz. beltaş'ta oturduk, gazetelerimizi okuduk, sohbet ettik. ne huzurlu bir gün. bebeğe doğru gittik. sonra da evimize. yattık yuvarlandık. pazar günü evde mayışmak ne güzel birşey. bu arada puzzle yapmak için mutfak masasıyla koltuğun yerini değiştirdik. yunuslu güzel bir puzzle olacak odanda kuzucuk. zor biteceğe benziyor, bakalım.

Çarşamba, Temmuz 18, 2007

kızımın yatağı var


lupim yatağın hazırrr. artık çok az eksiğimiz kaldı. şimdi gelsen hazırız yani. aman ha gelme, orada büyü boncuk. yatağın çok güzel olmuş be kızım, anneciğin sade ve şık olsun diye uğraştı ve başardı. ben çok beğendim. istediğim gibi olmuş gerçekten de. şimdi sana dolap yaptırıcaz. odanı güzelce süslemek istiyorum. bakalım umarım güzel olur. bu arada bazı ünye resimlerini de koyuyorum. göksu var, babaannen var, babacık var. kıskanma sen de varsın ama KARNIMDA. azgın kızım benim. uyurken babacık arkadan sarılmış da bana sen gümleyip duruyormuşsun. yaramaz seni. şu sıralar belimin ve kalçamın ağrısından duramıyorum. gerçekten de o kadar çok ağrıyor ki gece yatamıyorum. yataktan kalkıp mutlaka başka yerlerde yamuk yumuk uyuyorum. geri kalan zaman böyle geçecekse ayvayı yerim, nolur çok sürmesin ya da azalsın. yatakta dönemiyorum, ayağa kalkamıyorum, sağ bacağım komple ağrıyor. sen bir doğ ben bunların hesabını sana sorucam edepsiz kızım benim. heryerlerini ısırıcam senin.