Cuma, Kasım 05, 2010

atlı minik

ünlü :)) oldu benim kuzum. meraklı minikte kendini görünce şöööyle bir baktı. ondan çok etrafındakiler bayıldı. şimdi herkes dergiyi alıp saklamak peşinde. yahu ben o atı yaparken gördünüz, atla fotoğrafını da çektim koydum. e yani dergide küçücük çıkmış halini mi sevdiniz, anlamadım ki? görmemişin kuzusu olmuş
:p

tabii ki dergiyle de fotoğrafını çektim kuzumun ama makineyi getirmeyi unutunca, off kafa mı kaldı...

güne güzel bir müzik! deli anne aklıma getirdi (tşk)
 buyrun dinlemeye

Perşembe, Kasım 04, 2010

çok yaşlandın çoook

kader ağlarını öyle örer ki bazen, sen de bilemezsin neyi neden yaptığını. hiç alakasız bir kursa gidersin mesela. tatlı ve genç bir öğretmenin olur. sonra annen gelip o öğretmeni çok beğenip kuzenine beğenirse ne olur? samanlık seyran!!! en unutulmazı nişanlısının onun adını hatırlamak için tül ve aya bakıp, tülay mıydı yoksa aytül mü diye düşünmesidir :p
ailemize girip tamamen bizden olan nadir insanlardan. bizim için bir abladan farksız. iki fıstık dünyaya getirerek bizi çoook mutlu eden ve gördüğüm en iyi annelerden.  hiç çekinmeden evinde kalıp yemenin içmenin gözüne vurduğumuz, espri kaldıran, çok sevdiğim ve çok özlediğim özel biri.
iyi ki doğdun ...... :)))
sakın bunları okurken ağlama, ısırırım haaa...

Çarşamba, Kasım 03, 2010

rengarengarenk

yine doktor seti istedi, yine dayanamadım aldım. bu sefer önlüklü. daha bir konsantre ediyor sanırım. evdeki herkesten önce aşkı winnie muayene edildi. zilli kuzum benim, doktor olursan çoook çalışman gerekir, emin misin?

tabi aşçı da olabilirmiş. ama tutulur mu bilmem. kahvaltıda komposto, çilekli ve zeytinli pizza ???



rengarenk dünyanı birkaç renge sığdırma olur mu annecik. kocaman hayal dünyan küçücük çantalara sığmasın. banyon hep kremalı köpüklü, kahvaltıların çilekli pizzalı, tuttuğun takım bucucu, misafirlerin dora ve ginger olsun. olur mu???

Salı, Kasım 02, 2010

eti çocuk tiyatrosu bizim için sundu; PİNOKYO

pazar günü saftirik fatoş erkenden kalkıp hazırlıklara başlar. yanlarına birkaç yedek kıyafet, kitap, su falan almak lazımdır. kuzu da uyandırılıp hazırlandıktan sonra cicianneye telefon edilir;
-hazır mısınız? gelelim mi?
-hahhahhah, saatini geri almayı unuttun sanırım, biz daha kahvaltı ediyoruz! saat sabahın körü!
sinirinden kuduran fatoş, sinirinin sevgilisine de bulaştığını görünce sakinleşmeye çalışır. gidip dışarıda birşeyler yiyerek kendilerine gelirler.
buluşan eller, kıkırdamalar vardır artık sahnede. kuzu mutluluktan araba yolculuğu boyunca aklına ne geldiyse anlatır cicianneye. ve bildiği tüm şarkılar sırayla beyinlerini delip geçerken, başka şarkı hatırlamasın ne olur diye temenniler sıralanır, yalvaran bakışlarla... 
oyuna biraz erken girilince sude canavarı annesinden aldığı "tezcanlılık" huyuyla ona kan kusturur. oyalarken annesinin burnundan gelen sütleri fatoş gözleriyle görür.


ama oyun başlayınca herkes normale döner. çünkü oyun çoook güzeldir.
pin pin pinokyo, pino pino pinokyo diyerek çıkılır. herkes çok memnun kalmıştır. en çok da anneler...


dönüşte sahil ve balık vardır.


bir de bu muhteşem manzara :)


Perşembe, Ekim 28, 2010

yokum!!!





bu yüreğimde uçan kuşlar ortaköy'den kalma mı? yoksa 10:30 itibarı ile pazartesiye kadar yarı açık cezaevimize arkama dönüp bakmadan gideceğimden mi? insan taksimde hapis olur mu? yine dr. oetker'liğim tuttu. 3,5 gün yokum! bekle kuzu, geliyorum :)

Çarşamba, Ekim 27, 2010





tanrım sana şükürler olsun, biz çok mutlu bir aileyiz


Salı, Ekim 26, 2010

30+2




bana niye yok kocaman pasta, süslü kekler, bezeler. neyim eksik ki bu kuzudan. fazlam var :)
bir dahaki doğumgünümde istiyorum bak, dağıtırım uleynnn

Cuma, Ekim 22, 2010

uyku böceği ısırırsa sevinirim!

gece anamdan emdiğim sütü burnumdan getiren kuzunun sabahları babayla yattığında uyku ilacı içmiş gibi kalkamaması, babanın bol salgılanan uyku hormonlarının(o da neyse) nefesinden çıkıp kuzunun ciğerlerine dolmasından mı kaynaklanır acep. peki  babada bol salgılanan uyku hormonu sadece babadan oğula mı geçer, kıza geçmez mi? geçmez! geçmedi! ne bendeki, ne ondaki! doğduğunda görmesem bu bizim değil derdim ama gördüm viyaklarken. bana kastı var biliyorum! 3 yıl 21 gün 19saat 45 dakika oldu (matematiğim süper, süre geçmeden kaydı yayınlamalı) hala uykular haram bana, ahhhh





yazmadan geçmem!
köpüklerin arasında;
-anne harikasın
-niye? :)
-kulağımdaki köpüklerden kurtardın beni!