Çarşamba, Mart 30, 2011

ansızın

-anne, dünyanın sonunda ne var çok merak ediyorum!
-nasıl yani, dünyanın sonu neresi annecik??????
-daha daha daha daha yükseklerde yani, en sonunda

gardımı almalıyım, araştırmalara başlasam iyi olacak. sırada neler var, tahmin??...

Pazartesi, Mart 28, 2011

abradakadabra, pokus pokus!!!


tahta blokları üst üste dizen annesine, "anne, ne yapmaya çalışıyorsun, eyfel kulesi mi?" diyen tatloş hanım. senin ağzını yesem yesem yesem...
hazine haritası nerede satılır, bilen var mı? istek var da kendisinden!

Perşembe, Mart 24, 2011

baba&AŞK&kız


-bu gece babamın koynunda uyumak istiyorum
-niye ? (tabi ki bozulan ben)
-çünkü babamın gözlerinin rengi çok tatlı :)

 kız çocuk babasına aşık büyür (bizde öyleydi en azından), baba anneden bile kıskanılır. önceleri "kimseyle evlenmem"ler varken sonraları "evleneceğim adam babam gibi olmalı"lar başlar. ve o aşk evlensen de, çoluk çocuğa karışsan da hiç bitmez.
bu aralar bir endişedir sardı beni. iyi, tamam baba aşkı başladı, hatta bence geç bile kaldı. ama 3,5 yıllık hükümdarlığım sona mı erecek? hep tek başıma iktidarken koalisyon mu geliyor gündeme.
öyle olursa geceleri artık baban kalkıp gelsin yanına zilli!!!!!

Salı, Mart 15, 2011

konu çok önemli! babacığın doğumgünü. çok dikkatli çalışmak lazım ve de çok ciddi.
yumurtalar güzelce sürüldükten sonra, çörekotu konur üzerlerine bolca. sen yaparken herşey daha da mı güzel görünüyor kuzum :)


bu kadar fotoğrafa yazmaya çok şey var da benim içimden gelmiyor ki.
hiç tadı tuzu kalmadı buraların. her sabah kim ne yazmış sayfasına heyecanı da pek yok.
artık açılsana be susam!

Pazartesi, Mart 07, 2011

bizim kuzunun halleri işte...

hiç tadı olmasa da böyle, yazmaya devam etmek gerek! hayat devam ediyor ve kuzu her geçen gün beni yine gülmekten öldürüyor.

radarlar hep açık!
-eylül ünye'ye ne zaman geleceksiniz?
-mustafa dedem bize bir rapor alacakmış, o zaman!

iyi sömürü yapar!
-anne bak, bu çocuk tedirgin.
-niye ki?
-annesi daha gelmemiş, tedirgin olmuş!

dalga da geçer!
-eylül, bu bina çok güzel oldu, hem de çok yüksek, gökdelen yaptık.
-vay canına!

Perşembe, Mart 03, 2011

dönüş

inanamıyorum! kavuştum!
kendimi öyle çaresiz hissetmiştim ki!
sağol be ceylan!
buradaki dosyayı yükledim ve çalıştırdım, tataaam

Salı, Mart 01, 2011

kınayalım!!!

ya biz bu filmi yine izlemiştik. illa her seferinde uğraşmamız mı gerekecek!
kapandığını düşünmek bile istemiyorum sayfamın, sayfalarımızın.
yazmayı sevdiren yer bana, aynı zamanda başkalarını takip ettiren, sanal da olsa birçok kişiyle buluşturan. birbirimizin tecrübelerinden faydalandığımız, iyi ya da kötü görüşlerimizi bildirdiğimiz. kiminin çocuğunu yazdığı an be an, kiminin tarif verdiği, kiminin tasarımlarını sergilediği, o kadar çok ki...
öyle bir bağımlılık oldu ki hayatımda, gerçekten olmadığını düşünemiyorum.
birinin günlüğünü yakmak gibi birşey bu!
kınıyorum!!!

Çarşamba, Şubat 23, 2011

akşam akşam...

annemden gelen telefon. öyle bir ağlama sesi var ki başedemediği belli;
- ben kızınla başa çıkamıyorum, lütfen konuş onunla!
-ne oldu ki?
-ne olacak, hanımefendi çorbayı kedi gibi yalayarak içecekmiş!
kuzu hanım alırlar telefonu
-ama anneee, ben kedi oldumm, yalayarak içmem lazım.
-tamam annecik, şimdi sen doktor daisy ol, akşam birlikte kedi oluruz, olur mu?
biz bu gidişle kedi de oluruz, köpek de MAYMUN da!


burası ünye. göksular, nilsular, babannecik, dedecik derken herkese ev yaptı. ağaoğlu'na rakip geliyor, hahhahhah

-anne, babamın iş yerindeki yağmur ormanı çook sıcaktı, terledim hep. orada timsah da olacak. yavru timsah da olacak.
-yavru olur mu bilmem ama timsah olacak.
-anne, bütün canlıların yavrusu oluuur 

burada bir de laf kaçıralım ağızdan, küçücük. muhteşem bir akvaryum geliyor, bitmesine çok az kaldı. öyle hayranlıkla gezdik ki!

-anne, ben büyüyünce inek olucam.
-hönk! niye?
-danadan sonra inek olup diğer ineklerin yanına gidince bana hoşgeldin diyecekler. beni sağacaklar, size taze süt vericem, sütümü içip bana teşekkür edeceksiniz.
deli mi ne? 

Pazartesi, Şubat 21, 2011

mimmm

bu sevimsiz gün belki de böyle sevimli hale gelir! deneyelim bakalım enne!

1-Gün içinde eğer gerçekleşirse şok geçireceğin şey:


bu hafta hepinize idari izin!

2-Gördüğün zaman eğer almazsan uyuyamam dediğin şey:

dondurma! siyah beyaz! birçok kez şunu da deneyeyim, bundan da olsun yapmışlığım olsa da benim için fiks! normal külaha (ki bu çok önemli kornet istemem) konsun,  sırası da çok önemli ! en alt çikolata, sonra vanilya diye kat üstüne kat attırırım, belediye ne kadarına izin verirse!

3-Uğruna diyetini bir kalemde bozduğun şey:

dondurma! siyah ve beyaz!


4-Uğurun var mı, uğurun?

uğurum değil de olmasını istediğim birşey varsa mutlaka adağım vardır.

5-Kendine en yakıştırdığın renk:

siyah! her daim. yazın buna beyaz eklenir.


6-En sevdiğin takın:

kocacığın aldığı swarovski taşlı (havamı da atarım) kolyem. halka küpeler de olmazsa olmazım.
not: tüm takıları sergilemek için derya baykal usulü bir mantar pano alıp kocacığın şantiyesinde beyaza boyattım, çok da şık oldu. dün akşam da özene bezene astım hepsini, baktıkça bayıldım. sabahın altısında gümbürtüyle uyandım ki pano yerlerde, takıların bazıları da sizlere ömür...


7-Takıntın?

hiçbir şeyi yarım bırakamam. kitabı, filmi ya da herhangi bir makaleyi...


8-Bavulum çoktan hazır,gitmek istediğim şehir,ülke?

 milletin gezmediği yer kalmadı, şurda kıçı kırık bir tura katılıp italya'ya bile gidemedik. yakınıp duruyoruz.bende bu çalışkan koca varken biz kiim gitmek kim!


9-Ben bu şarkıyı duyunca şakırım:

ay aman bana sayfalar yetmez. mazhar alanson "ne dersiniz", bülent ortaçgil "eylül akşamı", şevval sam "kapıldım gidiyorum" deyip kestirip atalım...


10-Solunda ne var?

hoş soru! flash disk, püsküllü yeni çantam, koskadan lokum

bittiii. iyi geldi bana be, kafam dağıldı. kafa dağıtmak isteyen herkese gitsin...

Perşembe, Şubat 17, 2011

artistik...

-diğerleri gibi tek başıma kayabilmek için çok mu çalışmam lazım?
-evet canım, çok!




olsun sen şimdi keyif yap, boşver çalışmaları falan. zaten ileride çoook çalışman gerekecek, hem de herşeye...