ne kadar doğru bir paragraf;
Pazartesi, Şubat 16, 2015
yas
kulaklarımı neyle tıkasam bilemiyorum zira etrafımda bulunan hayvanların sözleri beynimi havaya uçuracak cinsten. özgecan konuşuluyor elbette. siyah giyip gelmek bile oooooo nidalarına sebep oldu. şimdi de dengesizler konuşuyor kendi aralarında. bu haberlerin çok yayınlanmaması lazımmış, eskiden de bu olaylar varmış, hep varmış ama böyle her tarafta yayınlanmıyor, ortalık ayağa kalkmıyormuş. zihniyetine sövdüğüm! senin kızın olsaydı böyle konuşabilir miydin!
koca, eski koca, eski sevgili, dolmuş şoförü ya da herhangi bir erkek müsveddesi... bu ne cüret, bu ne cesaret. her istediğinde istediğini alacak mısın? alamazsan öldürecek misin? sen kimsin! hayvan demek bile yanlış, yaratıksın, pisliksin, aşağılıksın! anan baban sen doğduğunda aslan gibi evladımız oldu diye sevinmişlerdi şüphesiz. böyle soğukkanlı bir pisliği doğuracağına taş doğururdu kadıncağız eminim.
20 yaşında kızın o saatte minibüste ne işi vardı, üniversiteye niye gidiyor, o yaşta çoktan evinin kadını çocuklarının anası olması lazımdı diyen cahil zihniyet. siktirip git! sensiz dünya çok daha iyiye gidecek eminim!
koca, eski koca, eski sevgili, dolmuş şoförü ya da herhangi bir erkek müsveddesi... bu ne cüret, bu ne cesaret. her istediğinde istediğini alacak mısın? alamazsan öldürecek misin? sen kimsin! hayvan demek bile yanlış, yaratıksın, pisliksin, aşağılıksın! anan baban sen doğduğunda aslan gibi evladımız oldu diye sevinmişlerdi şüphesiz. böyle soğukkanlı bir pisliği doğuracağına taş doğururdu kadıncağız eminim.
20 yaşında kızın o saatte minibüste ne işi vardı, üniversiteye niye gidiyor, o yaşta çoktan evinin kadını çocuklarının anası olması lazımdı diyen cahil zihniyet. siktirip git! sensiz dünya çok daha iyiye gidecek eminim!
söze ne hacet..
o yaratığın ölmesini istemiyorum. acı çekmesini, işkence görmesini, hatta diri diri yakılmasını istiyorum, tereddütsüz!
Salı, Şubat 10, 2015
Cuma, Şubat 06, 2015
öylesine
her hafta, her gün, her saat birşeyler var. işler güçler, ıvır zıvır, kişiler, temizlikler, yemekler, bolca yollar. ama ben yoruldum be dostum. içimdeki enerji bazen saklambaçın bokunu çıkarıyor. günlerce oynanmaz ki bu oyun, öğretemedim gitti. elma diyorum yok, armut, portakal ne varsa sayıyorum, cıks. benim de bir sabrım var ulan, sen misin çıkmayan! yattım akşam 9'da! baktım sabah paşa paşa gelmiş, ooo dedim kimleri görüyorum. gerçi kendisiyle küsüm hala, yalvardı ama bıraktım bir kenara. biraz da sen bekle beni gıcık şey.
şu an beni heyecanlandıran evet evet heyecanlandıran tek şey alttaki gif.
acıyan küfrü yer..
Perşembe, Şubat 05, 2015
Pazartesi, Şubat 02, 2015
ve yine..
bu sabah neden gökyüzü çılgınlar gibi ağladı blog. bulutlar niye öyle asabiydi tahminin var mı? alarm niye mahcup sesler çıkardı. zabahın 6:30'unda 3 çeşit kaza niye kapattı yolları. çünkü hiçbirinin gönlü elvermedi. neye mi? işe başladım işe...
ve yine...
bakma sen dırladığıma. insanla beslenen bünyem seviniyor aslında. her ne kadar az miktarla yetinse de..
ve yine...
bakma sen dırladığıma. insanla beslenen bünyem seviniyor aslında. her ne kadar az miktarla yetinse de..
Cuma, Ocak 16, 2015
adamlar yapmış
vakti zamanında okuldan dönerken birgün ali ve livomla otobüse binmiştik. normalde hemen biri uzatırdı parayı 3 kişi diye. bu kez ses yok! ardından tedirgin bir bakış ve sonra sessiz kahkahalar.hepimiz diğerinde vardır mantığıyla devam etmiş.öyle de birlikte yerdik canlarımla. muavinle ufak bir konuşma yapmıştı ali. ahhh parasız ama mükemmel günler..
biz üniversitedeyken en ucuz ne varsa onu yer, en pasaklı kıyafetlerimizle gezerdik. uçak muçak o ne ki, otobüs neyine yetmiyor, 12 saat uyu gitsin. babadan ne kadar az para istersek o kadar rahat olurdu vicdanımız.
peki bu hasetimden çatladığım 2 öğrenci(ymiş)ye ne demeli. yahu dünyada gezmedik yer bırakmadı adamlar. çok kıskansam da önlerinde saygıyla eğiliyorum, adamlar yapmış..
bu da son yazılarındaki fotoğraflar. diğer yazıları sabırlı olanlar okusun. handluggageonly.co.uk
Perşembe, Ocak 15, 2015
belki birgün okursun..
Sevgili Aylinim Balboam. Nerden bu samimiyet deme, bloğunu okuduğumdan beri deli hayranınım ve bu hakkı kendimde buluyorum, hayran olmak bunu gerektirir. Tamam hayranlardan bıkmışsındır belki ama ben de yazmazsam ölebilirim. Hem bunlar sen büyüyüp çoook ünlü bir yazar olduğunda bana dönecek biliyorum. Aaa Fatoş yazmıştı bu kadını, ne öngörü sahibiymiş bravo vallahi diyecekler. Onu bunu bırak da ne güzel bir tesadüfle çıktın karşıma Aylinim, tesadüfler hep güzel midir?
Birkaç yazından sonra meraktan öldüm ve ta en başa döndüm. Evet ben de pek normal sayılmam. Ve tabi günlerce okudum, okudum, okudum. Sen de benim canıma okudun. Beni mahvettin, allah seni ıslah etsin. Yetmedi ofistekilerin beni deli sanmasına sebep oldun, bu ortamda da sesli gülünmez ki. Elbette kitabını da aldım, bknz. hayran olmanın gerektirdikleri. Bloğu bitirene kadar el sürmedim ama. Sonra öyle yavaş okudum ki bitme diye. Her cümlen tekrar içime işledi, altını çizeyim dedim ama kapkara bir kitap olup çıksın istemedim. Bazen benim içimden çıkmıştı cümleler sanki, bunu nasıl becerdin anlamadım. Ama sana birşey söyleyeyim mi; blogdan sonra kitap çok AZ geldi. zira bilom, kaba, zaami ve diğerleri yoktu, okkalı kalayların silinmişti, olsundu..
Anlatmak istediklerimi anlatamadığıma eminim. bu kadar içimdekileri yazan insan yazamadıklarımı da anlamıştır değil mi? demem o ki sen hep yaz, ben hep okurum Aylinim...
Birkaç yazından sonra meraktan öldüm ve ta en başa döndüm. Evet ben de pek normal sayılmam. Ve tabi günlerce okudum, okudum, okudum. Sen de benim canıma okudun. Beni mahvettin, allah seni ıslah etsin. Yetmedi ofistekilerin beni deli sanmasına sebep oldun, bu ortamda da sesli gülünmez ki. Elbette kitabını da aldım, bknz. hayran olmanın gerektirdikleri. Bloğu bitirene kadar el sürmedim ama. Sonra öyle yavaş okudum ki bitme diye. Her cümlen tekrar içime işledi, altını çizeyim dedim ama kapkara bir kitap olup çıksın istemedim. Bazen benim içimden çıkmıştı cümleler sanki, bunu nasıl becerdin anlamadım. Ama sana birşey söyleyeyim mi; blogdan sonra kitap çok AZ geldi. zira bilom, kaba, zaami ve diğerleri yoktu, okkalı kalayların silinmişti, olsundu..
Anlatmak istediklerimi anlatamadığıma eminim. bu kadar içimdekileri yazan insan yazamadıklarımı da anlamıştır değil mi? demem o ki sen hep yaz, ben hep okurum Aylinim...
Pazartesi, Aralık 22, 2014
Geldi, elleri kolları dopdolu. yavaşça aldım yüklerini. sevgi, özlem, mutluluk bolca, kolayca sığdırdım kalbime. anlamsızca direği sızladı burnumun, devam ettim; bir sürü hatıra getirmiş yanında, nereye koyucam bu kadarını bilemedim. güzellerini ayıkladım, gerisini bir kutuya doldurdum, üzerini sıkı sıkı bantladım, kaldırdım en kuytuya. sızlamam artmaya başladı, umursamadım, devam ettim. muhabbet getirmiş, serpti evin her yanına gül yüzüyle. sıcak yemekler, buğulu camlar getirmiş. gün gün açıcam dedi paketleri, hepsini açma. tamam dedim, her gün koklarım, daha iyi. koklarım da burnuma ne oldu böyle dedim, dayanamıyorum. al dedi, huzur getirmiş, aldım bağrıma bastım, çok az kalmış bende meğer anladım.ellerine baktım, bir tuhaflık vardı. hepsi çok fazla ama eksikti. matematiğim iyidir ama çözemedim. gözlerine baktım. çözme dedi, kimse çözemez. bir eksikle yanındayım, olmaz mı?
annem geldi :))
Perşembe, Aralık 18, 2014
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








