Pazartesi, Eylül 14, 2009

köpek klimaya çıktı

bir köpek tutturmuş, yarım saat anlattı;

-köpek eve deldi, duvaya tıymandı, klimanın üstüne çıktı, saklandı. sonya züyafa deldi, mutfağa deldi, saklandı. köpek mısıylayı yedi,,,,,, nasıl bir hayalgücüyse hiç durmadan anlattı. burada da teyzesine kısa bir özet geçiyor...

Salı, Eylül 08, 2009

dolphinarium





pazar günü orayı da hakladık nihayet, yunus gösteri merkezi. iyi ki gitmişiz, kuzu o kadar sevdi ki. yunusları hayran hayran izlerken, bir yandan da patlamış mısırını didikliyordu. hele 750 kiloluk morsumuz sara çıkınca ortaya, ağzı açık, pürdikkat izlemeye başladı. o koca hayvan da öyle sevimli çıktı ki, "buyaya delsin, öpücem" demeye başladı kuzu. tavsiye ederim, gidip görünüz.
hamiş: naylonla sanki anlaşmışız gibi onlar ölmüşleri, biz canlı hayvanları görmeye gitmişiz beee

muhteşem

cumartesi eğlencemiz...




sabahın köründe kalkıp, hemen oynamaya başladık. ne kadar çok zaman geçirirsek o kadar kar. önce yatakta sevişme faslı. koynuma bir yatışı var ki, kuzum. bakıp bakıp, anne bugün işe ditmiceeeekk...
hemen mutfağın yolunu tutup öğrendiklerimi bir bir yapmam ve kuzuyu mutluluktan çıldırtmam lazım. sevgili gül ablanın :) sayesinde öğrendiğim penguenleri yapmak için zeytinlerin göbüşünü yardım, krem peynirle doldurdum ve havuçtan gaga ve ayak yaptım, kürdana kızım geçirdi. nasıl olmuş? güzeeel. yumurtayı da birlikte boyadık. katı yumurta yemeyen kuzu, göbüşünü de yiyelim diyerekten tamamını olmasa da yedi. cumartesilere bayılıyoruuuzz
hamiş: dün akşam eve gittiğimde, kucağıma oturdu ve öpme sevme faslından sonra bana "naber?" dedi, sınıf arkadaşım ya!!!

aakadaşlaya götüyüy müsün?







cuma akşamı sü'cüğüme iftara gittik, felaket bir trafik eşliğinde. vardığımızda ezan okunmuştu. betüş, cemre ve elif bebek bizi bekliyorduuu. bir gün öncesinden gitme hayallerine başlamış ve akşam eve gittiğimde aakadaşlaya götüyüy müsün diye yalvaran kuzu çok memnun görünüyordu. betüşe yaklaşmaya çalışıyor, ama betüş öyle ciddi ki (fotoğraftan da görüleceği gibi). sonradan açıldı tabi, baktım canciğer kuzu sarması olmuşlar, öpüşüp duruyorlar. elif bebek çok büyümüş, çok tatlı olmuş. bir de nazlı, hep kucakta olacak. (2 yıl öncesine döndüm birden, aman tanrımmm) eylül, elif nereye gittiyse oraya gitti hep, gölge gibi peşinde. elini tutmak, onu sevmek istiyor. cemre ise zaten yeni bir kardeşe belli ki zor alışıyor, kardeşi sevildikçe kıskanıyor, evdeki herkes o üzülmesin diye gayret ediyor. güzel bir geceydi, yemekler (içli köfte, olsa da yesek) harikaydı. kendisine ettim ama buradan da söylememin zararı yok, teşekkürler sü'cüğüm

babası almaya geldiğinde sü'nün kucağından inmedi bir türlü, betüş'e cemre'ye gitmeyin diye yalvaracaktı zilli. zor ayırdık. arkadaş delisi. şimdi sorduğumda doğumgününe önce elif'i, sonra betüş'le cemre'yi mutlaka çağıracakmış.
akşam almış kulağına telefonu,
göksu doğumgünüme gel, tamam
açude doğumgünüme gel, tamam
dötan doğumgünüme gel, tamam
cemil dede ..... ay yazamıyorum, aklınıza kim gelirse...

betüş, cemre, eylül

Pazartesi, Eylül 07, 2009

palyaçooooo

ben küçükken hiç palyaço diyemedim. palyanço diyerek geçti... ama şimdi bu boklu badi palyaçonun ne olduğunu biliyor ve hep palyaço çizelim istiyor. yine bir akşam ben yani sevgili teyzesi ve annesinin kanı kurtlandı. eylül hanımı eğlendirelim dedik. annesi seni palyaço yapalım mı dedi ve bir şapka yapmaya başladı. ben de hemen aldım boyaları elime ve kızımın yüzünü çizmeye başladım. -öğretmen olmanın avantajları:)-
çizerken sesini hiç çıkarmıyor zilli hanım. başka bişey olsa kıçını yırtar. koşarak aynaya gitti ve başladı gülmeye. nasıl hoşuna gitti anlatamam. yukarı çıkıp moyuk dedeyle nanneye de gösterdik. elimi hiç bırakmadı. aynaya gidelim de aynaya gidelim. ıhhh ıhhh diye sırıtıp göbeğini öne fırlatıp duruyor. bu hareket dakikalarca tekrarlandı. ben de aynısını yapmak zorunda olduğum için delirdim elbette. aşağı indik. eee artık uyuma zamanı. kızım yüzünü silelim deyince kıyamet koptu. sildirmedim. sabah da çizerim diye zor ikna ettim. sabah uyanır uyanmaz
-teyze palyaço dedi hemen çiziverdik. ama çok yakışmış değil mi kızıma. kuzum benim. o kadar mutlu ki yuvasında, ailesiyle. hep diyorum allah bu şansını sonuna kadar sürdürsün diye. kurban olur teyzesi onu yaradanlara...
teyze nereye gitti?
kastamoya...
minik kuşum. seni çok seviyorum. emin ol bu yazıyı okuyanlardan daha çok ve ölene kadar. sen benim hep kara gözlü minik kuzum olarak kalacaksın.
palyaçooo