
Perşembe, Ocak 14, 2010
bu fotoğraflar eskidir!


evet yetişemiyorum, hala işim var. 2 hafta oldu buralara gideli. bir emre klasiği fatih karadeniz pidecisi. yeni tatlar keşfetmeyi seven bendeniz -fkp'yi de ona ben öğrettiim- yine kocamın seveceği bir kahvaltı bulmakla iftihar ederimmmm. keşke uzuuun süre oturup gazete okuma lüksümüz (duygu sana katılıyorum) de olabilseydi !?! pınay teyzemizin aldığı pamuk prenses yapboz kitabı sayesinde kahvaltı süremizi birazcık uzatabildik, sadece birazcık. e ona da şükür, yoksa hiç oturamazdık.
Çarşamba, Ocak 13, 2010
büyümüşşş
mutfakta masa hazırlayan anneyle babaya nasıl seslenilir?
-çocuklar, napıyosunuz orda bakalım!
Pazartesi, Ocak 11, 2010
Çarşamba, Ocak 06, 2010
bu kadın kaç yaşında?bu elbise kimin?





her yaşımda duydum bunu, hala da duyuyorum. aaa anneniz mi, ablanız gibi. yok yok inanmam.
inanmazsan inanma! yıllara meydan okuyan güzel annemi çüçük kızı özlemiştir diye koydum en çok. o daha düşkündür annesine benden. ama en çok banaaa
yıllara meydan okuyan birşey daha var bu fotoğraflarda. fatoş'un kırmızı ceylan bebe elbisesi. eylül de kızına saklar mı ?
supsulu boya

kuzumun anne yoğurdu :p
babası kılıklı, sokaktan alınan herşeye evet!!!
içinden çıkamadığımız inkılap kitabevi
"anne bana boya fığçası al "diye girdi söze. nerden çıktı anlamadım. bu saatte bir de sulu boyamız oldu. mutlaka dökülür saçılır diye bol güvenlik önlemi aldıysam da düşündüğüm gibi olmadı. kazasız atlattık. hoşuna gitti fırçayı suya daldırmak, her renkten hemencecik biraz almak. önce gökkuşağı yaptık kuzuyla. hep ben yapıcam durumunda. öyle bir "ben" dönemindeymişiz. ben-sen-o kimbilir ne dönemler var önümüzde. patates ve soğan baskısı yaptık. ben de çocukluğuma döndüm. kaç yıl oldu saymadııım suluboya yapmayalııı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














