anne, bu güneş nereye batıyor, denizin altına mı? güneşin ışıkları sarı, peki gökyüzü neden mavi? ayın neden bazen yarısı kopmuş oluyor? dünya sınıfında teşrif ediyorlar, bundan mıdır sorular? mumla deney yapmak var şimdi sırada, erken mi oldu acaba..
dersin biliyorum, neden daha az yazdın bir süreden sonra, anlatacak şeyim kalmadı mı? hele de okula gidiyorken artık her akşam bir dolu konu birikmesi gerekmez miydi? neden fotoğrafların sayısı azaldı. her anımı fotoğraflarken, neden makine çantasından çıkmaz oldu. eski blog ruhu yok be kuzum, ya da bende kalmadı. ha deme ki, fotoğraflarımı sırf blog için mi çekiyordun. sırf değildi ama etkisi yok da diyemem. daha heveslendiriyordu beni, yayınlamak, takip edilmek, okunmak. sabah ilk işim kim ne yazmış bakmakken, şimdi günlerce aklıma gelmiyor. tez zamanda bu virüsün bünyemi terketmesini dilerim..
109 tane makarna boyadık, sayma zamanı için. neden 109 deme, sen istedin!
Çarşamba, Aralık 07, 2011
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
insanoğlu mutluluğu hep hor kullanıyormuş
hep şikayetçi, hep bıkkınmış
birgün melekler, mutluluğu saklamaya karar vermişler.
saklayalım, zor bulsunlar...
zor buldukları için belki kıymetini bilirler diyerek başlamışlar tartışmaya...
sorun büyükmüş,
mutluluğu saklamak kolay değilmiş çünkü...
kimi;
"everest'in tepesine saklayalım" demiş,
kimi;
"atlas okyanusunun dibine"
tac mahalin kubbesi, mekke sokakları, italyan sofrası...
bir hastanenin yenidoğan odası, dondurma külahı, şarap şişesi...
ama hiçbiri yeterince zor gelmemiş.
derken meleklerden biri;
" İÇLERİNE SAKLAYALIM" demiş...
"kimsenin aklına gelmez ki içine bakmak!!!!"
işte o gün bugündür mutluluk insanın içinde saklıymış...
hep şikayetçi, hep bıkkınmış
birgün melekler, mutluluğu saklamaya karar vermişler.
saklayalım, zor bulsunlar...
zor buldukları için belki kıymetini bilirler diyerek başlamışlar tartışmaya...
sorun büyükmüş,
mutluluğu saklamak kolay değilmiş çünkü...
kimi;
"everest'in tepesine saklayalım" demiş,
kimi;
"atlas okyanusunun dibine"
tac mahalin kubbesi, mekke sokakları, italyan sofrası...
bir hastanenin yenidoğan odası, dondurma külahı, şarap şişesi...
ama hiçbiri yeterince zor gelmemiş.
derken meleklerden biri;
" İÇLERİNE SAKLAYALIM" demiş...
"kimsenin aklına gelmez ki içine bakmak!!!!"
işte o gün bugündür mutluluk insanın içinde saklıymış...



6 yorum:
Çıksın gitsin o virüs.. biz Eylülü özlüyoruz.. hem söylseene neden ayn yarısı kopuk bazen, hı?
içimden yerim seni demek geldi deli kadın, diyorum; yerim seni :)
işte bugün nezaman gelir diye düşünüyodum blogu ilk yayınlamaya başladığında.o zaman hiç bıkmıycakmışsın gibiydi.noldu be sen yaz okuyoruz yazıyoruz bakıyoruz fotolara:) belki şeyden olabilir bu aylar depresyon aylarıymış,o da etkiliyo olabilir.geçer yaniki:P
şeymanur sana da ısırırım demek istiyorum, nereden ısıracağıma sen karar ver :P
virüsss! git artık ben eylülü görmek istiyorum..:(<3<3TOMBİŞ AYAK
yaaaaaaaaaaaaaa hayır ençok zevkle takip ettiğim blog bu blog çabuk çabuk hevesin geri gelsin zevkle okuyoruz ve eylülle özlemimizi gideriyoruz hatta bilmiş kızının daha çok videosunu yayınla onun o sakin ama dopdolu konuşmalarını duymak istiyorum çok öpüyorum totmooo
Yorum Gönder